Paylaşılan makale, Sinan Ateş suikastı sonrasında hazırlanan iddianamenin yankılarını ve bu trajik olayın Milliyetçi Hareket Partisi üzerindeki derin etkilerini ele almaktadır. Yazar, cinayetin ardındaki gerçeklerin tam olarak aydınlatılamamasının Türk milliyetçiliği davasına büyük bir zarar verdiğini ve camia içinde derin bir güven kaybına yol açtığını savunmaktadır. İddianamede adı geçen isimlerin yarattığı hayal kırıklığı vurgulanırken, olayda dış güçlerin ve parti içindeki kripto yapıların gençleri birer piyon gibi kullanmış olabileceği ihtimali üzerinde durulmaktadır. Metne göre, sessiz kalan parti yönetimi nedeniyle çeşitli spekülasyonlar artmakta ve bu durum MHP’nin manevi kimliğini zayıflatmaktadır. Sonuç olarak yazar, Ateş’in hayatına mal olan bu sürecin sadece bir cinayet değil, aynı zamanda köklü bir siyasi geleneği kontrol altına alma girişimi olduğunu ileri sürmektedir.