Bu köşe yazısı, Türk kimliğinin yalnızca bir kökeni değil, aynı zamanda bağımsızlık, hürriyet ve töreye dayalı sarsılmaz bir duruşu temsil ettiğini vurgulamaktadır. Yazar, bu ismin tarih boyunca hedef alınmasının temel sebebini, boyun eğmeyen bir ulusal bilincin ve onurlu yurttaşlık idealinin varlığına bağlamaktadır. Atatürk, imparatorluğun yıkılışından sonra bu kimliği Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında somutlaştırarak, toplumu bir kul yığınından çıkarıp kendi kaderini tayin eden çağdaş bir ulusa dönüştürmüştür. Metne göre Türk adına yönelik saldırılar aslında bu özgürleşme iradesine ve Türk kadınının toplumsal yaşamdaki irade kazanmasına karşı duyulan bir rahatsızlıktır. Sonuç olarak, Türk ismi bir kan bağından ziyade yıkılamaz bir bilinci simgeler ve bu bilinç, her türlü inkâr çabasının ötesinde varlığını sürdürmeye devam edecektir.