Eskiden her durumu abartan, çalışmak yerine hastalık uyduran bir adam varmış. Şehrin Bey'i ve Hekimbaşı, adamın aslında turp gibi sağlam ancak zeki bir "orta oyuncusu" olduğunu fark etmişler. Onu terbiye etmek için "birkaç aylık ömrün kaldı" diyerek uzak ve gizemli bir hana göndermişler. Burada aç kalmamak için bağda çalışan ve avlanan adam, emeğin değerini anlamış ve sahte hastalıklarını unutmuştur. Ardından bir şifahanede yardımcı olarak çalışıp hekimlik öğrenmiş, karısıyla barışmış ve şehre bambaşka biri olarak dönmüştür. Sonunda Hekimlik beratı alan adamın aslında Bey’in öz oğlu olduğu ortaya çıkmıştır. Babasının vefatıyla Beylik makamına geçen eski hastalık hastası, şehri adalet ve şifayla yönetmiştir.